• Graduation Ceremony 2014Ankara University , Ankara

Köşe Yazıları 

Sakhi Bayramli| Bonn, Almanya

Dünya Siyaseti ve Afganistan (3) 

21.02.2019 

Taliban, Moskova’da iki gün süren görüşmeler sonucunda hala eskiden savunduklarını savunmaya devam ettiler. Onlara göre Afgan Hukümeti Amerikan destekli ve işgale yataklık eden manda bir devletti.

Devamını okumak için lütfen buraya tıklayınız.

                                                              ***

Dünya Siyaseti ve Afganistan (2) 

29.01.2019 

ABD’nin Afganistan Barış Görüşmeleri için atadığı özel temsilci, Zalmay Khalilzad, son altı gündür Taliban ile, onların Katar’daki Siyasi Ofislerinde  (bana kalırsa onun adı bir elçiliktir ve Katar Hukümetinin Taliban’ı resmi olarak tanıdığını gösterir) ve kapalı kapılar ardında görüştü.

Bu görüşmeden basına sızan bilgilere göre, ABD ile Taliban ”prensipte” ve birçok konuda anlaşma sağladı.

Devamını okumak için lütfen tıklayınız

                 ***

 
 Dünya Siyaseti ve Afganistan  (1)

 23.01.2019 

Bu yazıyı  yazarken Dünya basınına bir son dakika haberi düşmüştü. Venezuela devlet Başkanı Maduro’ya karşı isyan bayrağı çeken muhalif lider kendini geçici başkan ilan etmiş ve Amerika Birleşik Dveletleri de saatler sonra onu resmen tanıdığını ilan ediyordu. Türkiye ve Rusya başta olmak üzere birkaç ülke de seçilmiş olduğunu hatırlatrak Maduro’ya sahip çıkıyordu. Hatta Rusya Federasyonu ABD’yi tehdit edercesine ülkenin seçilmiş devlet başkanına saygı duymayanların sonu felaket olur diyordu. Yani Rusya açıkça ABD’ye meydan okuyordu.

Aynı dakiklarda Afganistan İslam Cumhüriyeti Cumhurbaşkanı  Ashraf Ghani, Dünya Ekonomik Forumu için Davos’ta bulunmasına rağmen Milli Birlik hükümeti başbakanı sayılan Doktor Abdullah’ın birinci yardımcısı ve siyasi rakibi Mohaqeq’i görevden aldı.  Muhaqeq bir atanmıştı ve onu atayan kişi deABD eski dışişleri bakanı John Kerry idi. Yani, Ashraf Ghani’nin Mohaqeq’i görevden alabilme gibi bir yetkisi yoktu.

Aynı zamanda Taliban ise üç gündür Afgan asıllı – Amerika’lı Zalmay Khalilzad  (ABD’nin Afganistan Barış Görüşmeleri için atanan özel temsilcisi) Qatar’da Taliban ile yüz yüze görüşmelere devam ediyordu. En son gelen bilgilere göre Taliban’ın en önemli  isteği TÜM yabancı askerlerin ülkeyi terk etmesi ve birkaç üst düzey liderlerinin Amerikan hapishanelerinden salıverilmesi.  Bu istekleri dile getiren ile bu istekleri dinleneyen kişiler aslında çok ilginç bir ortak özelliğ sahipti. Bu görüşme sayesinde Amerikan ve Dünya siyasetin de bir ilk yaşanıyordu:  Aynı ülke vatandaşı olan bir grup insan, biri Dünya’nın kendisine demokrasinin beşiği  dediği ve dünyanın süper gücünü temsil ederken, aynı ülke vatandaşı (ve hatta aynı etnik gruba ait) diğer taraf dünaynın en vahşi terör örgütlerinden birinin temsilcisiydi. Bu ancak Hollywood filmlerinde olabilecek bir durumdu.

Bütün bu gelişmeler bugün yaşanırken, Amerika destekli Afgan hükümeti  trafsız seçim komisiyonunun tüm üst düzey yetkilerini görevden alacağını ve bu komisiyonun yenilenmeye ihtiyaç duyulduğunu açıkladı. Bu durumu hem bu komisiyon yetkilileri hem de şu anda cumhurbaşkanına  Temmuz 2019 seçimlerinde  en güçlü rakip olarak bilinen Muhammed Hanif Atmar karşı çıktı.

Hanif Atmar, yaklaşık üç ay önceye kadar bir teknokrat olan Ashraf Ghani’nin Milli Güvenlik Danışmanı ve hatta onu yönlendiren kişi olarak biliniyordu. İstifa dilekçesinde, ülkenin birlik ve berberliğinin gün geçtikçe kötüye gittiğinin ve bunun en önemli sebebinin de halihazırdaki hukümet olduğunu yazmıştı.

İddialara göre Atmar’ın en çok karşı çıktığı konuların başında, son dört senede yüzlerce doğrudan ve dolaylı saldırıda binlerce sivil ve asker yaşımını yetirken,  birçok kez bu saldırların düezenlenmesinde –  ve hatta intihar eylemcilerinin başkent Kabilin merkezine kadar taşınmasında- hukümet yetkililerinin yardımı söz konusuydu.

Kısacası, 2014 Başkanlık seçimleri ile iktidara gelen Milli Birlik Hukümeti, Afgan halkının Milli Birliğini en çok zarara uğratan hukümetlerden biri olarak tarihe geçiyordu. Ama bu yazının yazıldığı şu dakiklarda, cumhurbaşkanı Ashraf Ghani, Davos’ta, Dünya Ekonomik forumunda Afgan halkının son dört senede ekonomik açında refah seviyeyesinin yükseldiğinden bahsediyordu…

Aslında Afganistan’da yaşananlar, Dünya’nın genelinde yaşananlardan çok bağımsız değildi. Bir taraftan dünyanın bir ucunda Amerika destekli bir isyan yaşanırken,  Afganistan’da Amerika destekli bir hukümet yıpranmaya başlamıştı. Ve bu yıpranma, daha önceleri de yaşandığı gibi, bir değişimin habercisiydi. Afgan halkının ve yeni neslinin sahnede olduğu bir değişimin.

Devam edecek … 

Play Video
Afganistan ve dünya – 01
Değerli izleyenler, bundan sonra Youtube kanalımdan ”Dünya Halleri” başlığı altında Afganistan ve Dünya siyasetini konuştuğumuz vidyoları izleyebilirsiniz.
Youtube kanalımıza ulaşmak için lütfen buraya tıklayınız.
 

                     ***

 
Op-Ed yani (opposite the editorial page) Nedir ?

Özetle ve kısacası; genellikle genel akım ve hatta yayınlandığı yayın kuruluşuna bile ters düşün kişisel görüşlerdir. Ve bu pltformda da bunun örneklerini bolca göreceksiniz.

                                ***

Ve Taliban ile Barış Görüşmeleri Sürerken …

Sevgili arkadaşlar, öncelikle sizinle aynı duyguyu paylaşıp, aynı gezegende bulunduğum için çok mutluyum. Ben bir Afgan gazeteciyim ve son zamanlarda Afganistan’da başlayan Taliban ile barış görüşmelerini dikkatle takip ediyorum.

Değerli dostlar, Afganistan’da ‘’Taliban ile Barış Görüşmeleri’’ üzereine kafa yorulurken, ben de seneler önce  barışla ilgili yazdığım bir mektubu  (bu mektup daha sonra bir grup uluslararası gencin de katıldığı birçok etkinlikte dinletilmişti)  özetle şu üç noktayı sizlerle paylaşmak istedim:  

Birincisi, aslında Dünya’nın, tüm insanların, hepimizin ve biz gençlerin ihtiyacı olan barışın ancak yokluğunda hissedildiğidir. Evet, biz bu duyguyu çok iyi biliyoruz ve bu yüzden ona aşığız, hasretini çekiyoruz. Yani sizin karşınızda şu anda sadece bir Afgan gencini değil, aynı zamanda bir barış aşkıyla yanan bir sevdalıyı da görmektesiniz.

İkincisi, bugün, burada, yıllarca barışın hasretini yaşayan bir toplumun temsilcisi olarak şunu özellikle belirtmek istiyorum: Biz, toplum ve millet olarak yıllardır barışa hasretiz. Şimdi de çok uzaklardan ülke hasreti ve barış hasretini birleştirerek barış dolu günleri bekliyorum.

Üçüncü ve son olarak da şunu bilmenizi isteriz ki, ülkenin genç ve yeni nesilleri olan bizler de, artık Düya ile, sizlerle beraber, elele, omuz omuza ve sonuna kadar varız. Biz buna hazırız.

Gelin Dünyamıza birlikte barış tohumları ekelim.

Saygılarımla,

İmza,

Sakhi Bayramlı – Istanbul, 2013

 

               ***